
İşe yetişmek için aceleyle yürürken her şey sıradan bir sabah gibi başlamıştı. Kendi dünyama dalmışken yukarıdan gelen cam kırılma sesiyle irkildim. Başımı kaldırdığımda beşinci katın penceresinden aşağı süzülen bir karaltı gördüm.
Anlık bir refleksle ileri atılıp kollarımı açtım ve bebeği havada yakaladım. Sertçe yere çakıldığımızda her yerim acı içindeydi ama bebeğin çığlığı yaşadığının kanıtıydı. Çevredeki insanlar başıma toplanmış, “Sen bir kahramansın, bir can kurtardın!” diye bağırıyorlardı.
Hastanede yaralarımla uğraşırken bebeğin iyi olduğu haberi tek tesellimdi. Fakat bir hafta sonra gelen mahkeme celbiyle şoka uğradım. Aile, kurtarma anında bebeğe zarar verdiğimi iddia ediyordu. Babasıyla konuşmaya çalıştığımda yüzüme bağırarak, “Çocuğumuzu sen sakatladın!” dedi ve kapıyı yüzüme kapattı.
Mahkeme salonunda bir suçlu gibi yargılanıyordum ve avukatım pes etmemi öneriyordu. Ailenin sahte gözyaşları ve tanıkları karşısında davayı kaybetmek üzere olduğumu hissettim. Tam her şeyin bittiğini düşündüğüm o çaresiz anda, hâkim kararını açıklamadan hemen önce herkesi şok içinde bırakan o olay yaşandı DEVAMI SONRAKİ SYFADA..