16 yıl önce oğlum Selim

16 yıl önce oğlum Selim, bir inşaat kazasında hayatını kaybetti. Eşi Melisa, ortalık sakinleşmeden, 3 yaşındaki kızı Zeynep’i bana bırakıp daha zengin bir adamla kaçtı.
Zeynep’i Selim’in mütevazı evinde büyüttüm. Diğer çocuklardan farklı hissetmemesi için ek işler yaptım. Paramız azdı; Zeynep de hiçbir zaman fazlasını istemedi. Ama mezuniyet balosu yaklaşınca, onun kendini özel hissetmesini istedim.
Eski dikiş makinemde yumuşak mavi bir elbise diktim. Zeynep elbiseyi giydiğinde gözleri doldu ve fısıldadı:
“Hayatımda gördüğüm en güzel elbise.”
O gün Zeynep aynanın önünde dönerken kapı çalındı. Açtım ve donakaldım.
Melisa’ydı.
Bir kraliçe edasıyla içeri girdi; tasarımcı topuklar, kusursuz makyaj, koridoru dolduran ağır bir parfüm… Sinsi bir gülümsemeyle Zeynep’e sarıldı ve,
“Sana özel bir hediye getirdim,” dedi.
Çantasından parıldayan, pahalı bir tasarımcı elbisesi çıkardı. Sonra benim diktiğim elbiseye küçümseyerek baktı:
“Bunu giyemezsin tatlım. Herkes sana güler. Al bunu—gerçek bir elbise.”
İçime bir huzursuzluk çöktü ama bir anlığına kızına yeniden bağ kurmak için geldiğine inanmak istedim.
Derken Melisa’nın çantasından bir zarf düştü. Zeynep geri vermek için aldı ve üzerinde kendi adını gördü. Zarfı açtı ve şaşkına döndü.
O an Melisa’nın gerçek niyetlerinin çok daha kötü olduğunu ve bu gösteriyi neden yaptığını anladı. Devamı Sonraki syfada..

Sayfalar: 1 2

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir