Mumcu’nun katili Mehmet Ağar mı?

Mumcu'nun katili Mehmet Ağar mı?

Yayımladığı videolarla ülke gündeminde yer bulan Sedat Peker, Uğur Mumcu‘nun katilinin Mehmet Ağar olduğuna işaret etti.

7. videosunu sabah saatlerinde yayına veren Sedat Peker, yaptığı açıklamalar arasında değindiği, öldürülen gazeteci Uğur Mumcu’nun katil zanlısının Mehmet Ağar olduğunu iddia etti.

Peker 23 Mayıs tarihinde yayınladığı videosunda şunları söyledi:

“Uğur Mumcu, görüşüne katılırsınız katılmazsınız. Bence şehittir. Neden öldürüldü? Öldürüldüğü zaman yazdığı yazılara bakın. Terör bölgelerinde uyuşturucu tarlaları olur, satışları olur ve silah ticareti.

Uğur Mumcu şehit ediliyor. Yanına ilk gelen kim, katil en önce gelir Mehmet Ağar. Eşine diyor ki, ‘Ben buradan bir tuğla çekersem devlet aşağı iner’ Bu meşhur sözdür. Devletin içinde yaşayanlar bunu bilirler. Uğur Mumcu, temiz adam, saf adam, tek başına bir adam.”

Mehmet Ağar kimdir?

Mehmet Kemal Ağar (d. 30 Ekim 1951, Çankaya, Ankara), Türk emniyet mensubu, siyasetçi ve devlet adamı. Emniyet Genel Müdürü, Adalet ve İçişleri Bakanı olarak görev yapmış, 2002 ile 2008 arasında Doğru Yol Partisi ve Demokrat Parti genel başkanlıklarını yürütmüş ve 22 Temmuz 2007 seçimlerinde barajı geçemeyen partisinin genel başkanlığından kongrede aday olmayarak ayrılmıştır.

Ağar, 30 Ekim 1951’de Ankara’da babasının görev yaptığı Çankaya Köşkü’nde doğdu. Aslen Elazığlı olan Ağar, Emniyet Müdürü olan babasının memuriyeti dolayısıyla 1957 yılında Urfa’da başladığı ilkokulu, Gümüşhane, Bolu, Adana, Ankara ve Erzincan’da; Erzincan’da başladığı ortaokulu, Kayseri, Diyarbakır ve Uşak’ta bitirdi. Liseye Ankara’da başladı ve 1968 yılında Haydarpaşa Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde Emniyet Genel Müdürlüğü bursu ile okudu ve 1973 yılında Maliye bölümünden mezun oldu. İlk devlet memuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi’nde ve ardından Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğünde Komiserlik yaptı.

Mehmet Ağar, 1974 yılında Emel Ağar’la evlendi, bu evlilikten Tolga Ağar ve Yasemin Ağar isimli iki çocuğu oldu.

1976’da Ankara vilayeti kaymakam adayı olarak İçişleri Bakanlığında göreve başladı. İznik ve Selçuk ilçelerinde kaymakam vekili olarak, Torul ve Delice ilçelerinde kaymakam olarak görev yaptı. 1980 ocak ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele şube müdür muavini, 1981 mayıs ayında asayiş şube müdürü oldu.

1984-88 arasında terör ve asayişten sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1988’de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne 1990’da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne, 1992’de Erzurum Valiliği’ne, 1993 temmuz ayında Emniyet Genel Müdürlüğüne, atandı. Erzurum Valisi iken, o dönem firarda olan Bahçelievler katliamı sorumlularından Haluk Kırcı’nın nikâh şahitliğini yaptı.[1] 1993 yılında Hizbullah ile ilgili olarak “Hizbullah devlet aleyhine eylemlerden kaçınmaktadır. Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz” demiştir.[2]

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde Özel Harekat Dairesi’nin kurulmasını ve PKK’ya karşı polisin de kırsal alanda Jandarma ile birlikte operasyonlara katılmasını sağladığı için “polisin genelkurmay başkanı” diye anılan Ağar, 24 Aralık 1995 genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi’nden Elâzığ milletvekili oldu.

Mehmet Ağar’ın Siyasi kariyeri

1996’da 53. Hükümet’te Adalet Bakanı, 54. Hükümet (Refah-Yol Koalisyonu) bünyesinde ise İçişleri Bakanlığı görevinde bulundu. Başbakan Necmettin Erbakan’ın Libya gezisini onaylamayan Ağar, 8 Kasım 1996 tarihinde görevinden istifa etti. Ağar 18 Nisan 1999 seçimlerinde Elazığ’dan 68.540 oy alarak bağımsız milletvekili seçildi.

Emniyet Genel Müdürü, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı yıllar, terörle mücadelenin yoğun olduğu dönemlerdi. 14-15 Aralık 2002 tarihleri arasında yapılan DYP 7. Olağan Kongresi’nde ilk turda salt çoğunluğu sağlayarak Doğru Yol Partisi’nin genel başkanı seçildi. 14-15 Mayıs 2005 tarihlerinde yapılan 8. Olağan Büyük Kongre’de 1071 oyla tekrar genel başkanlığa seçildi.

22 Temmuz 2007 Türkiye genel seçimleri sonuçları açıklanmaya başladıktan az sonra saat 19:30 sularında partisinin barajı geçemeyeceği anlaşılınca genel başkanlıktan istifa ettiğini, basın danışmanı aracılığıyla duyurdu. Ancak daha sonra resmi olarak istifa etmediğinden yeni genel başkan seçmek için partinin kongre yapamadığı ve kendisinden yazılı istifa mektubu beklendiği ifade edildi.

Mumcu’nun katili Mehmet Ağar mı?

Hakkındaki suçlamalar ve Susurluk Davası

Ana madde: Susurluk Davası
27 Aralık 1996’da ANAP Lideri Mesut Yılmaz, uyuşturucu kaçakçılığından Türkiye tarafından aranan, ve yatmakta olduğu Hollanda’daki cezaevinden salıverilen Hüseyin Baybaşin’e ait 90’ar dakikalık iki video kasetle ses bantlarının Meclis Araştırma Komisyonu’na vereceği belgeler arasında olduğunu söyledi.

İddialara göre bantlarda Baybaşin, Hollanda’da kendisiyle görüşenlere yaptığı itiraflarda, 1980’den itibaren, Şükrü Balcı ve eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın kendisine verdiğini öne sürdüğü polis kimlikleriyle, polise ait silahlarla ve yeşil pasaportlarla nasıl rahat dolaştığını anlatıyordu.[3]

21 Ocak 1997’de Frankfurt Eyalet Mahkemesi 17. Ceza Dairesi Başkanı Yargıç Rolf Schwalbe, üç eroin kaçakçısının davasında sunulan delillere dayanılarak mahkemenin “Türkiye Cumhuriyeti devleti ve eroin kaçakçıları arasında yakın bağların var olduğunu” bulduğunu belirtti.

Yargıç Rolf Schwalbe, basında yer alan demeçlerinde Türkiye’den eroin geçiren iki Kürt aşireti üyelerinin “Türkiye Cumhuriyeti devleti ile harika ilişkiler içerisinde olduğunu” ve “devletteki bir kadın bakan ile kişisel iletişimlerinin olduğunu” söyledi. Daha sonra Türkiye’den gelen baskılar üzerine yargıç bu kadının Tansu Çiller olduğunu açıkladı.[4]

26 Ocak 1997’de İngiltere’de kaçakçılıktan sorumlu içişleri bakan yardımcısı Tom Sackville Türkiye’yi son zamanlarda eroinin en önemli geçiş noktası olarak belirlediklerini, ellerinde Türk hükûmeti ve polisinden bazı kişilerin uyuşturucu isine karıştığı yolunda iddia ve bulgular olduğunu söyledi.[5]

20 Mart 1997 tarihinde mülkiye müfettişlerine verdiği yazılı ifadesinde kayıp silahlar olarak adlandırılan silahların nerede ve hangi amaçla kullanılacağını bildiğini ve bu konuda Korkut Eken’e yazılı bir emir verdiğini ancak konunun devlet sırrı kapsamında olduğunu ve bu nedenle daha fazla açıklama yapamayacağını belirtti.

İstanbul DGM Başsavcılığı Ağar hakkında, Sedat Edip Bucak ile birlikte ‘cürüm işlemek için çete kurmak, hakkında yakalama ve tevkif müzakeresi bulunan kişileri yetkili mercilere haber vermemek ve görevi kötüye kullanmak’ iddiasıyla 6 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis cezasıyla dava açtı. 11 Aralık 1997’de dokunulmazlığı kaldırılan Mehmet Ağar, Anayasa Mahkemesinin itirazını reddetmesinden sonra, 10 Ocak 1998’de DGM’de üç saat süreyle sanık sıfatıyla ifade verdi. Ağar ifadesinde, kayıp silahlar konusunun devlet sırrı olduğunu ileri sürdü ve olayların meydana geldiği tarihte bakanlık görevini sürdürdüğü ve bu nedenle de ancak Yüce Divan tarafından yargılanabileceğini söyledi. DGM önce ‘görevsizlik’ ve 9 Temmuz tarihinde Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin kararı bozma kararından sonra da ‘yargılanmanın durdurulması’ kararlarını aldı.

Ağar, 15 Haziran 2000 tarihinde ise “Suç işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” iddiasıyla hakkında oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu tarafından 8’e karşı 6 oyla Yüce Divan’a sevkine gerek olmadığına karar verilerek aklandı.

DGM ve TBMM Susurluk Kazası Araştırma Komisyonu’nda verdiği ifadelerinde sürekli olarak devlet sırrı olduğu için açıklama yapamayacağını söyledi.

Mehmet Ağar Kasım 2008’de tekrar yargılanmaya başlandı. İlk duruşmaya sağlık sorunları nedeniyle katılamayan Ağar hakkında görevsizlik kararı verildi. Hakkındaki suçlamalarsa şöyle:

1993-1996 arasında

Cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek;
Gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı’nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlenmesine yardım etmek;
Yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz’e silah taşıma izin belgesi vermek ve hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanmak.
15 Eylül 2011 günü; Ankara Özel Yetkili 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, parti liderliği, Valilik ve Emniyet Genel Müdürlüğü yapan Mehmet Ağar’ın “suç örgütü yöneticisi” olduğuna karar verdi ve Susurluk davasında 5 yıl hapse mahkûm etti.

5 yıllık cezanın 3 yılını infaz yasası nedeniyle yatmış gibi kabul edilen Ağar geriye kalan iki yıl cezasını yatmak üzere Aydın iline bağlı Yenipazar ilçe cezaevini seçmişti. İki yıllık cezasının bitmesine henüz bir yıl kalan Ağar kamuoyunda 3. Yargı paketi olarak bilinen yasada yer alan denetimli serbestlik hakkında yararlanarak cezasının bitmesinden 361 gün önce tahliye edildi.[6] Ağar cezasını yasalar uyarınca kısmen çektiği Yenipazar ilçesindeki cezaevi kendisi cezaevine teslim olmadan önce boyama bahanesiyle boşaltılmıştı ve Ağar mahkûmiyeti süresince İlçe cezaevinde üç mahkûmdan ayrı koğuşta kalarak çekti.

Mumcu’nun katili Mehmet Ağar mı?

Sedat Peker Kimdir?

Sedat Peker (d. 1 Aralık 1971, Sakarya), hüküm giymiş Türk organize suç örgütü lideri, iş insanı ve mafya babasıdır. Ayrıca Pan-Türkizme dayanan siyasi görüşleri ile de tanınır. Türk ülkücüler arasında pek çok destekçisi bulunmaktadır.

90’lı yıllarda Türkiye’de ortaya çıkan mafya oluşumlarının içerisinde yer alması nedeniyle yargılandı.[4][daha iyi kaynak gerekli] 1997 ve 1998 yıllarında çete kurmak suçlaması ile yargılandığı davalarda mahkeme görevsizlik kararı verdi. 12 Mart 2005 tarihinde Kelebek Operasyonu kapsamında tutuklandı. 31 Ocak 2007 tarihinde İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucunda alınan kararda “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “hürriyetinden yoksun bırakmak” ve “evrakta sahtecilik” gibi suçlardan dolayı toplam 14 yıl, 5 ay, 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. 21. Ağır Ceza Mahkemesinin uzun tutukluluk süreleri göz önünde bulundurularak cezasının 10 yıldan 5 yıla inmesiyle tahliye edildi.

Sedat Peker’in Hayatı

Aile kökeni
93 harbinde Ruslar Kafkasya üzerinde tam hakimiyet sağlayınca, göç ederek önce Batum’a yerleşmek zorunda kalan, Batum işgal edilince ise, Türkiye topraklarına yayılan Ahıska Türkü [8] bir sülaleden geldiğini belirtmiştir. Akrabalarının çoğu öncelikle Elazığ, sonra Erzurum, Artvin, Rize, Trabzon bölgesine yayılmış, Sedat Peker’in ailesi ise Rize’ye yerleşmiş, daha sonra ise Adapazarı’na taşınmışlardır. Rizeli bir aileden gelen Peker, Sakarya’da doğmuştur.

İş yaşamı
22 yaşında eğitim kurumları varken, hakkında suç eğilimli öğrenciler yetiştirdiği belirtilerek olumsuz propaganda yapıldığı için bu işi bırakarak, akrabalarından aldığı finans desteği ile Bulgaristan’da kereste işine girdiğini, reklamcılık ve emlak danışmanlığı işi yaptığını, 29 Mayıs 2002 tarihinde, Kanal 7 Televizyonu Kırmızı Işık Programı’nda, Akif Beki’ye anlatmıştır.

Sedat Peker’in Cezaevi yaşamı ve suç iddiaları

Cezaevi ile ilk defa 17 yaşında tanışmıştır. 1990 yılında T. Bülent Kılıç ile kurduğu bir oto firmasının servisinin dolandırılmasından ve ortağından ayrıldıktan sonra yasa dışı örgüt kurarak birçok suça karışmıştır. 1997’de Rize’de kaçakçı Abdullah Topçu’yu öldürmek suçundan savcı karşısına çıkan ve serbest bırakılan Peker’in iki adamı, aynı davadan müebbet hapse mahkûm olmuştur. Tehditle tahsilat yapmak, zorla alıkoymak, adam öldürmeye azmettirmek ve benzeri suçlardan yedi ay boyunca aranan Peker, teslim olacağını bildirerek 19 Ağustos 1998’de Romanya’dan Türkiye’ye getirildi.

Eylül 1998’de Peker ve adamları hakkında 7,5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. 12 sanıkla birlikte çete oluşturmak suçundan yargılandığı davada, 24 Mayıs 1999’da tahliye edildi. Sekiz ay, yirmi dokuz gün cezaevinde bulundu.

12 Mart 2005 tarihinde İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan Kelebek Operasyonu ile tutuklanmış ve İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava 31 Ocak 2007 tarihinde karara bağlanarak 14 yıl, 5 ay, 10 gün hapis cezasına çarptırılmıştır. Peker ayrıca örgüt kurmak, tehdit, iş yeri kurşunlama, yaralama, hürriyeti tahdit, yağma ve sahte kimlik kullanma iddiasıyla İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı.

Ergenekon davasında “silahlı terör örgütü kurma” suçuyla yargılanmıştır. Kelebek Operasyonu davasının bozulan bölümü yeniden karara bağlandı. Sedat Peker’e bir yıl, üç ay hapis cezası verildi. Böylece hükümlü olduğu süreye 1 yıl 3 ay daha eklenmiştir.

5 Ağustos 2013’te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Ergenekon davasında Sedat Peker’e 10 yıl hapis cezası verildi. 10 Mart 2014 tarihinde Özel yetkili mahkemelerin kararlarına ilişkin yasa değişikliği ve tutukluluk süresi beş yılı aştığı için mevzuat gereği tahliye edildi.

Sedat Peker’in Yardım ve sosyal faaliyetleri

Yıllar önce Çeçenler’e yardım ettiğini ancak Rus hükümetinin baskısı ile bu yardımlarının engellendiğini belirtmiştir.

Kocaeli Spastik Engelliler Derneği ve Erken Doğan Çocukları Yaşatma Derneği gibi kuruluşlara yaptığı yardımlarla gündeme gelmiştir.  9 Mart 2015’te Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon ve Eğitim Vakfının (ZEREV) TİM Center’da organize ettiği Yılın En İyileri Ödül Töreni’nde Sedat Peker’e yaptığı yardımlardan dolayı En Hayırsever İş Adamı ve Yaşam Boyu Onur Ödülü verildi.[18] 4 Nisan 2015’te Memleketçi Sanayici ve İş Adamları Derneği (MİSİAD) İzmir şubesinin açılışına onursal başkan sıfatıyla katılmıştır.[19] Sedat Peker’in yaptığı yardımlar zaman zaman basına yansımaktadır. Bunların arasında Suriye Türkmenlerine dört tır gıda malzemesi yardımı ve Türkmen Dağı Tugaylarına iki tır telsiz, laptop, fotoğraf makinesi ve insansız hava aracı ve 10 adet 4×4 lüks arazi aracı yollanması da vardır.

Sedat Peker’in Basın hayatı, açıklama ve videoları

2002 yılında ozturkler.com isimli Turancı bir site oluşturmuş, bunun tanıtımı için ülkenin ileri gelen politikacı, sanatçı ve işadamlarını toplayarak bir tanıtım düzenlemiştir. Peker, 13 Ocak 2016’da geniş katılımlı bir konuşmasında barış dilekçesini imzalayan akademisyenlerin katledileceğini söyledi. Bu konuşması nedeniyle yargılandı ancak Temmuz 2018’de beraat etti.

Türkiye’deki başarısız darbe girişiminden iki hafta sonra Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik desteğini açıkladı. Peker, birkaç yıldır Sedat Peker YouTube‘da çeşitli siyasi konular hakkında yorum yaptığı bir video blog yazarıdır.

Sedat Peker’in yakalama kararı ve yurtdışına kaçması (2019-günümüz)

3 Şubat 2020 Karadağ’a kaçmasına giden süreç
12 Mart 2005’te Ergenekon davasından 9 yıl hapis cezası yatan Sedat Peker, 10 Mart 2014’te tahliye edildi. Cezaevinden çıktıktan sonra 5 yıl boyunca iş insanı olarak çalışmalarını sürdürdü. T24 haber sitesinde köşe yazarı olan eski polis muhabiri Tolga Şardan’a göre olaylar, 2019 yılında yaşanan bir alacak verecek meselesi ile başladı.

Emniyet kayıtlarına göre, 2019’da iki iş insanı arasında ticari bir anlaşmazlık çıkıp taraflardan birisi Sedat Peker’i devreye soktu. Devreye giren Peker, karşı iş insanından yüklü miktarda para talep etti. Bu talep karşısında iş insanı İstanbul Adalet Sarayına gidip Peker’den şikâyetçi oldu. Böylelikle 2014’ten sonra ilk defa 2019’da Sedat Peker hakkında organize suç örgütü liderliği iddiasıyla yeni bir soruşturma açıldı.

Belli bir süreçten sonra Peker’den şikâyetçi olan iş insanı, borcunu karşı tarafa ödeyip şikâyetinden vazgeçti. Ancak savcılık dosyayı kapatmayıp dosya üzerinden çalışmaya devam etti. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, İstanbul Emniyeti Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ni yetkilendirdiği süreçte Peker’le ilgili başka olayların delillerine ulaştı.

2020’nin başında Sedat Peker’in yurt dışına kaçtığına dair artan söylemlere karşın Peker, 3 Şubat 2020 tarihinde resmî Instagram hesabında iki aydır Balkan coğrafyasında olduğunu, şu anda ise Karadağ’da ikamet edip üniversite eğitimi için bu ülkede kaldığını söyledi.

Bu yazılı açıklamasından sonra Sedat Peker sosyal medya hesaplarından bir dizi video açıklaması yaptı.

Sedat Peker’in 15 Nisan 2020 açıklamaları

15 Nisan 2020 tarihinde bir diğer organize suç lideri Alaattin Çakıcı’nın tahliye olduğu gün Peker, video serilerinin ilkini yayımladı.

Videoda, Alaattin Çakıcı’nın kendisi hakkındaki bazı iddialarına karşın Çakıcı’nın bunları söyleyeceğini düşünmediğini, Çakıcı bunları söylemişse de kimseden korkmadığını belirtti.

Sedat Peker’in 5 Mayıs 2020 açıklamaları

14 dakikadan oluşan videoda Sedat Peker Yurt dışına çıktığı zamanlarda savcılığın Peker hakkında Suriye’de YPG’ye silah sattığına dair bir dosya hazırladığı, bu dosya üzerinden gıyabi tutuklanma ve interpol kararı çıkarılacağı ama kendisinin Suriye’de YPG’ye değil, Türk Müslüman coğrafyasına insani yardım ekipmanı gönderdiğini söyledi.

Sedat Peker’in 8 Mayıs 2020 açıklamaları

13 dakikadan oluşan yeni bir video yayınlayan Peker yurtdışına neden kaçtığına dair yeni açıklamalarda bulundu. Peker, “Daha önce eğitim ve ticari işlerim için yurt dışına çıktığımı söyledim. Bunlar yalan değil ama gerçeklerin de sadece %10’udur.” açıklamasında bulundu.

Peker, 8 Mayıs açıklamalarında ilk defa Berat Albayrak’tan bahsetti. Peker’in yanına gelen arkadaşlarının sık sık “Berat Albayrak’ın 1.5 yıldır (2018-2019) Peker hakkında dosyalar hazırladığı ve Peker’i ömür boyu hapse mahkûm edeceği…” söylemlerinde bulundu. Artan bu söylemler üzerine Peker, “2019’un ortalarında yurtdışına kaçma kararı aldı. Uçak kalkacakken Berat Albayrak’ın emri ile Peker’in uçağını havaalanında 1 saat beklettiğini ve tutuklatıp cezaevine göndereceğini…” söyledi.

Aynı videoda Peker, “Polis teşkilâtı içinde birkaç derin devlet kliğinin yönlendirmesi ve organizasyonu ile kendisini sosyal medyada hedef hâline getirildiğini…” söyledi.

Sedat Peker’in 9 Mayıs 2020 açıklamaları

19 dakikadan oluşan yeni videoda Peker yine Berat Albayrak’tan bahsetti. Peker, “Yurt dışına kaçmasına rağmen, terör örgütlerinin hedef listesinde olduğu için Makedonya’da Türk devleti tarafından Peker’e koruma polisi tahsis edilmişti. Ancak bu polis korumasının daha sonra Berat Albayrak tarafından kaldırıldığını…” iddia etti. Berat Albayrak’ın FETÖ’cüler tarafından kandırılıp yanlış yönlendirildiğini söyledi.

Sedat Peker’in 13 Mayıs 2020 açıklamaları

13 Mayıs 2020’de 27 dakikalık bir video yayımlayan Peker, videonun genelinde Fethullahçı Terör Örgütünün yurt içi ve yurt dışı algı ve operasyonlarından bahsetti.

Sedat Peker’in 20 Mayıs 2020 açıklamaları

20 Mayıs 2020’de 36 dakikalık video açıklamalarında, İrfan Aydın’ın Sedat Peker hakkındaki itiraflarına değindi. Peker, İrfan Aydın’ın geçmişte FETÖ’den yargılandığı, bu yüzden İrfan Aydın’ın itiraflarına itibar edilmemesine değindi.

Aynı videoda Peker, “Polis korumasıyla beni yurtdışına çıkartan devletin artık yurtdışından getirtmek için yazışmalara başladığını…” iddia etti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yurt dışına kaçışında kendisine yardım ettiği iddialarını yalanladı. Hayatı boyunca hiç Süleyman Soylu ile görüşmediğini belirtti.

20 Mayıs 2020’de politik söylemlerine son veren Sedat Peker 1 yıllık suskunluk dönemine girdi.

18 Ocak 2021 Balkanlardan sınır dışı edilmesi
Sedat Peker, 18 Ocak 2021’de Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentinde ikameti kötüye kullanmak nedeniyle tutuklandı ve Kosova üzerinden Türkiye’ye sınır dışı edildi.[34] Ancak Türkiye’ye gelmeyip önce Fas’a sonra Dubai’ye kaçtı.[35] Peker 2 Mayıs 2021 açıklamalarında sınır dışı edilmediğini, vize süresi dolduğu için balkan ülkelerini terk ettiğini söyledi.

Mart 2021 KOM Dairesi toplantıları
Polis teşkilatı bünyesindeki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi (KOM Dairesi), Antalya’da 2021 Mart’ta bünyesindeki tüm birimlerin suç ve suçlularla mücadelesini belirleyip uygulamaya koyacağı esasları belirlemek amacıyla özel gündemli toplantılar dizisi gerçekleştirdi. Toplantıların açılış konuşmasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptı. Toplantılar sonucunda Türkiye’deki organize Suç örgütleri hakkında bazı sayısal veriler paylaşıldı. Bu verilere göre Sedat Peker, 253 adamıyla Türkiye’deki üçüncü büyük organize Suç örgütü lideri olarak belirlendi.

Raporda Alaattin Çakıcı 428 adamıyla birinci, Sedat Şahin (Şahinler) 257 adamıyla Türkiye’nin en büyük ikinci büyük suç örgütü lideri olarak verilendi.

9 Nisan 2021 operasyonları
9 Nisan 2021 tarihinde İstanbul’da Sedat Peker ve suç örgütüne yönelik 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul’un yanı sıra Ankara, Kocaeli, Trabzon ve Hatay’da düzenlenen operasyonlarda çok sayıda şüpheli gözaltına alındı fakat Sedat Peker’in yurt dışında bulunduğu ifade edildi. Operasyon kapsamında Sedat Peker’in Beykoz’daki villasında polis ekipleri arama başlattı. Avukatı yaptığı açıklamada Sedat Peker’in bir buçuk yıldan beri yurt dışında olduğunu belirtti. 9 Mayıs 2021 tarihinde Sedat Peker, kendisine yönelik operasyonlar sonrası başlattığı video serisinin üçüncüsünü yayınlayarak, Dubai’de bulunduğunu ifşa edip Türkiye’ye dönmeyeceğini söyledi.

2 Mayıs 2021 açıklamaları
Yaklaşık 1 yıl video açıklaması yayınlamayan Peker, 2 Mayıs 2021 tarihinde “Şahsıma yapılan kanunsuzlukların taşeronu mehmet ağar ve pelikancılardır.” adını verdiği yeni bir video serisi yayımladı. Videonun başlangıcında Peker, “Bir devlet büyüğünün 2020 Mayıs’ında videolara son vermesini, bir yıl içinde (2021 Nisan) ülkede önemli gelişmelerin yaşanacağını ve 2021 Nisan ayı içinde sıkıntılarından kurtulup Türkiye’ye dönebileceğini, ancak verilen sözlerin tutulmadığını…” söyledi.

Video genelinde hakkında uygulanan 9 Nisan 2021 operasyonlarına değinen Peker, “Operasyonu derin devletin başı Mehmet Ağar ve Pelikan grubunun koordine ettiğini iddia edip, Pelikan grubunun kendisine yapılan operasyonları Adolf Hitler’in sağ kolu Joseph Goebbels yöntemleriyle haber ettiklerini…” söyledi.

Videoda ağırlıklı olarak Mehmet Ağar’ı ve oğlunu hedef alan Peker, Mehmet Ağar hakkında bazı iddialarda bulundu. Mehmet Ağar’ın Azeri iş insanı Mübariz Mansimov’u sahte FETÖ suçlamalarıyla hapse mahkûm edip, Mansimov’un Bodrum’daki milyarlarca dolar değerindeki Yalıkavak Marinasını ederinin çok düşük bir fiyatta satın aldığını iddia etti. Mehmet Ağar’ın oğlu Tolga Ağar’ın da yönetim kurulunda olduğu Yalıkavak Marinası bir açıklama yayınlayıp iddiaların yalan olduğunu söyledi.

6 Mayıs 2021 açıklamaları
Peker, 6 Mayıs 2021 tarihinde “Mehmet Ağar ve Pelikancıların Gerçek Yüzü (Ödeşmek Adettendir!)” adını verdiği video serilerine devam etti. Önceki video açıklamalarında yaptığı gibi Mehmet Ağar ve oğlu hakkındaki iddialarına devam etti. Peker’in iddiasına göre “Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül ile Mehmet Ağar’ın oğlu Tolga Ağar, Emir Sarıgül’ün evindeyken Tolga Ağar ile dünyaca ünlü Türk kasap Nusret Gökçe arasında telefonda bir tartışma yaşandı. Tartışmalar sonucunda sinirlenen Tolga Ağar, silahla 4-5 el ateş ediyor. Silah sesi üzerine olay yerine gelen emniyet mensuplarına müdahale edilip, silahı Tolga Ağar değil Emir Sarıgül’ün şoförü Selim Taşdemir’in yaptığına dair tutanak tutulmasını sağladılar.”

Peker’in bir diğer iddiasına göre ise; Elâzığ’da Kanal 23 adlı kanalda program sunuculuğu yapan Kazakistan kökenli Yeldana Kaharman, Elâzığ Jandarmasına gidip Tolga Ağar’dan şikâyetçi oluyor. Bir gün sonra 28 Mart 2019’da Yeldana Kaharman evinde intihar etmiş şekilde ölü bulunuyor. Peker olayın intihar değil cinayet olduğu iddia etti.[41] Jandarma Genel Komutanlığı ve Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı bu iddialar üzerine açıklamalar yaptı. JGK, “Yeldana Kaharman’ın Jandarmaya her hangi bir başvurusu olmadığını iddiaların asılsız olduğunu açıkladı.[42] Elazığ Başsavcılığı ise, “Yeldana Kaharman’ın evinde intihar ettiğini, bunların otopsi raporlarında kayıtlı olduğunu, Sedat Peker’e ait iddiaların gerçek dışı olduğunu açıkladı.

9 Mayıs 2021 açıklamaları
Peker, 9 Mayıs 2021’de “Derin Devletçiler, Pelikancılar; Bir Tripoda, Bir Kameraya Yenileceksiniz.” adlı yeni bir video açıklaması yayınladı. Açıklamalarında Mehmet Ağar ve Turkuvaz Grubu CEO’su Serhat Albayrak (Berat Albayrak’ın abisi) hakkında iddialarda bulundu. Peker açıklamasında, Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin’in Mehmet Ağar ile beraber fotoğraf çektirmesini eleştirdi. MİT başkanı Hakan Fidan’ın kendisine istihbarat bilgisi gönderdiğine dair iddiaları da yalanladı.

Turkuvaz Medya grubuna bağlı ATV dizisi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olamaz’da yeni eklenen “Peker” karakterinin Serhat Albayrak talimatı ile eklendiğini iddia etti. 2014 yılında AKP eski milletvekili Feyzi İşbaşaran’ı Emine Erdoğan’a küfür ettiği nedeniyle dövdürdüğünü itiraf etti. Açıklama yapan İşbaşaran “sahte avukat diplomasıyla karakola giren Peker’in adamı beni dövmedi. Tam aksi, ben onu dövdüm” dedi.

Devletin kendisini Türkiye’ye iade etmesi için Fas’a İnsansız Hava Aracı hibe ettiğini iddia etti.

9 Mayıs son videosunda, artık Türkiye’ye dönmeyeceğini, kendisini yurtdışından operasyonla getirtecek olan kolluk gücü ile de silahla çatışacağını açıkladı.

13 Mayıs 2021 açıklamaları
Peker, 13 Mayıs 2021’de “Bazıları Aslan Hikayesini Anlatmadan Avcının Hikayesine İnandılar. Görüşeceğiz” adlı yeni bir video yayınlayarak Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya dair iddialarda bulundu.[46] Peker, 2018 yılında intihar eden Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ın ölümünden Süleyman Soylu’nun sorumlu olduğunu iddia etti.

Siyasilerin Peker açıklamaları
Sedat Peker’in videoları için Türk siyasetinin önde gelen isimlerinden açıklamalar geldi. CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şu açıklamayı yaptı:

Devleti yönetememe. Bazı çevrelere teslim olma. Değişik mafya örgütleri var Türkiye’de, bunlar zaman zaman bir araya geliyorlar, zaman zaman da çatışma içindeler. Sedat Peker, yurt dışına giderken bunlar ne kadar suçlu olup olmadığını bilmiyorlar mıydı? Biliyorlardı. Pasaport verildi mi? Verildi. Gönderildi mi? Gönderildi.

İyi Parti genel başkanı Meral Akşener ise dedi ki:

İddialar çok vahim. Ortaya çıkanlar tam bir rezalet. Bu iç içe geçmişlik, hele kokain meselesi. Bir devletin derini, sığı olmaz. Devlet devlettir, kanundur, hukuktur, demokrasidir, kurumdur kurallardır.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sedat Peker’in videolarından sonra iki açıklama yaptı. 9 Mayıs 2021’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sedat Peker açıklamalarına ithafen, “Bir ülkede Ana “Muhalefet Partisi Genel Başkanı, Kırmızı Bülten talep edilen organize suç örgütü yöneticisinin, güvenlik güçlerimize yönelik iftira ve akla sığmayan ithamlarına sığınarak siyaset yapar mı? Acizlik, çürümüşlük…” söyleminde bulundu. 11 Mayıs 2021’de, Cumhuriyet gazetesinin Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin’in Mehmet Ağar ile beraber çektirdiği fotoğrafın haberi üzerine Süleyman Soylu resmî Twitter hesabında şu açıklamayı yaptı: “Bir mafya pisliğinin hezeyanlarıyla terörle mücadele tarihimizin en şanlı komutanına çamur atan Cumhuriyet gazetesi; sizin tarihiniz derin, kirli ve karanlık ilişkiler tarihidir.” MHP genel başkanı Devlet Bahçeli ise direkt Sedat Peker yerine, Sedat Peker açıklaması yapan muhalefet liderlerine atıfta bulundu. 11 Mayıs 2021 tarihinde şu açıklamayı yaptı:

“Asıl mafya, asıl kanun kaçağı, asıl millet düşmanı terör örgütleriyle el ele verenlerin bu kapsamda ne konuşmaya yüzleri ne de insan çıkacak halleri vardır. Cumhur İttifakı’nı mafya ile ananlar bozuk maya ve mizaçlarına boyun eğmişlerdir. Türkiye’de çetelerin hükmü bitmiştir. Hukukun üstünlüğü varken mafyanın varlığı düşünülemeyecektir. Türkiye’de mafya düzeni değil, milletin egemenliği hakimdir.”

Barış Akademisyenleri’ne tehdit
2015-16 Şırnak çatışmalarında yaşanan olaylar hakkında 10 Ocak 2016’da yayınlanan Barış İçin Akademisyenler Bildirisi üzerine, Sedat Peker karşı bildiri yayımlamıştır. Bildirisinde tehdit içerikli bir üslup ve nefret dilini kullanmış, akademisyenleri ölümle tehdit etmiştir. Yazısında, “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız.” diyerek bildiriye imza atan akademisyenleri tehdit eden Sedat Peker hakkında aynı gün CHP, HDP, Özgürlükçü Hukukçular Derneği ve pek çok gazeteci tepki gösterdi.[52][53] Ertesi gün yine bu derneğin savcılığa suç duyurusunda bulunmasıyla Peker hakkında soruşturma açıldı.

Mal varlığı
Sedat Peker’in mal varlığı ile ilgili çeşitli spekülasyonlar bulunmaktadır. Peker’in de tutuklu sanık olduğu Ergenekon Davaları sorgulaması esnasında Peker, astronomik mal varlığı ile dikkat çekmiştir. 2011 yılında Ergenekon Davalarında organize suç örgütü mensupluğundan yargılanan Bedirhan Şinal, Sedat Peker’in 3 milyar $ mal varlığına sahip olduğunu iddia etmiştir.

Peker mahkemede bu iddiaları reddedip tek mal varlığının, mevcut İstanbul Kartal Adliyesinin bulunduğu arsa olduğunu ve devletin bu arsayı kendisinden 20 milyon Türk lirasına satın aldığını açıklamıştır.

Emniyet KOM dairenin organize suç liderleri raporu
Polis teşkilatı bünyesindeki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi (KOM Dairesi), Antalya’da 2021 Mart’ta bünyesindeki tüm birimlerin suç ve suçlularla mücadelesini belirleyip uygulamaya koyacağı esasları belirlemek amacıyla özel gündemli toplantılar dizisi gerçekleştirdi. Toplantıların açılış konuşmasını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptı. Toplantılar sonucunda Türkiye’deki organize Suç örgütleri hakkında bazı sayısal veriler paylaşıldı. Bu verilere göre Sedat Peker, 253 adamıyla Türkiye’deki üçüncü büyük organize Suç örgütü lideri olarak belirlendi. Raporda Alaattin Çakıcı 428 adamıyla birinci, Sedat Şahin (Şahinler) 257 adamıyla Türkiye’nin en büyük ikinci büyük suç örgütü lideri olarak verilendi.

Sedat Peker’in aldığı ödüller

11 Mart 2015 tarihinde Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon ve Eğitim Vakfının TİM Center’da düzenlediği Yılın En İyileri Ödül Töreni’nde Sedat Peker’e yaptığı yardımlardan dolayı En Hayırsever İş Adamı ve Yaşam Boyu Onur Ödülü verildi.
30 Kasım 2015 Tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde düzenlenen Dünya Karapapak Türkleri 1. Kurultayı ve Kültür Etkinlikleri’nde kendisine Türklük Hakanı Unvanı verildi.
4 Mayıs 2016 tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde yapılan Türkiye Gençlik Ödülleri’nde En İyi İş Adamı ödülünü aldı.

Sedat Peker Hakkında  Şarkılar
Kadıköy Acil – “Bir Umuttur Yaşamak”
İsmail Türüt – “Reis”[59]
İsmail Türüt – “Adam Var Adam Gibi”
Gökhan Özen – “Mangal Yürekli Adam”
Yusuf Saral – “Reis’im”
Herem – “Herem”
Adem Demir – “Kafkasya Kartalı”
Zeki Balcı – “Reis”
Bazor – “Güzel Günler”
Burak Öksüzoğlu – “Bir Umuttur Yaşamak”

Sedat Peker Hakkında Kitaplar

Aynadaki Reis Saygı Öztürk, Bir harf Yayınları ISBN 9799759198366
Babalar Koğuşu İsmail Oğuz, Akis Kitap ISBN 9786051291024
Jitem’i Ben Kurdum Arif Doğan, Timaş Yayınları ISBN 9786051144030
Kafkasyalı (Kayıp Ülkenin, Kayıp İnsanları) Muhammet Emin Tokcan, An Yayıncılık ISBN 9789758669028
Kayıp Bozkurtlar Tuncer Günay, Timaş Yayınları ISBN 9786051144986
Kirli Kramponlar Ecevit Kılıç, Timaş Yayınları ISBN 9786051146348
Mafya İmparatorluğu Hakan Türk, Akademi TV. Programcılık ISBN 9789758208296
Sedat Peker Çınar Özkan, Kum Saati Yayıncılık ISBN 9786053922698
Sedat Peker Kimdir? Hakan Türk, Akademi TV. Programcılık ISBN 9789758208340
Son Babalar (Yeraltı Dünyasında Değişen Yapı, Değişen Kimlikler) Saygı Öztürk, Doğan Kitap ISBN 9786050900354
Derin Abiler (A. Çatlı, K. Eken, M. Eymür Yeşil, S. Peker ve Diğerleri Hakkında Bilmediklerimiz) Necdet Pekmezci, Kripto ISBN 9786054125692
Sedat Peker’in Gerçek Hayatı Hakan Türk, ABC Türk Yayınevi ISBN 9789758208791
Hedefteki Adam Sedat Peker Mehmet Özdemir, Nokta Kitap Yayınevi ISBN 9786059980098
Geçmişten Günümüze Kabadayılar Çınar Özkan, Kamer Yayınlar ISBN 9789758035748

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir